Bu Blogda Ara

28 Mart 2016 Pazartesi

En İyi Ev ilaçları !

Artık bilim adamları da, ‘Doğaya dönüş’ kavramını reddetmiyorlar.  Bitkilerin, bazen de bitki özlü ilaçların, banyoların ilaçlardan daha yararlı sonuçlar verdiğini kabul ediyorlar.  Günümüzde hemen her hastalık doğal ev ilaçları ve basit yöntemlerle tedavi edilebiliyor.

İşte ön önemlileri ;

Soğuk Sıcak Duş : 
Bu yöntem insanları soğuk algınlığından korur . Yapılan deneylerde haftada en az beşkere sabah soğuk- sıcak duş alanların seyrek soğuk algınlığına tutulduğu görülmüştür. Vücudun direncinin kuvvetlenmesi en az üç ay sonra görünmektedir.

Banyolar
      Banyo küvetine ilave edilen kekik, biberiye kafuru veya okaliptüs gribal enfeksiyonları hafifletir. Bunu ortaçağ keşişleri keşfetmiştir. Suyun ısısı önceleri 36 derece olmalı, sonra yavaş yavaş 40 dereceye daha doğrusu dayanabileceğiniz dereceye yükseltilmelidir. Banyo süresi en fazla 15-20 dakkika olmalıdır.

 Soğuk Su Dökme
Soğukalgınlığına soğuk suda yararlıdır. Akşamları banyo küvetindeki banyodan sonra ilk olarak ılık su ile duş yapın. Sonrasında duşun baş kısmını çıkarın ve soğuk suyu önce ayaklarınıza, bacaklarınıza, ellerinize ve kollarınıza tutacak şekilde yavaş yavaş kalp hizasına doğru götürün. Duşu vücudunuzdan bir karış mesafede tututun ve suyu direk olarak değilde yatık olarak vücudunuzda gezdirin.

Hardallı Sargı
Özellikle kronik bronşit için çok faydalıdır. Bronşitte hardal tozunu 50 derece ısıdaki su ile karıştırarak koyu bir bulamaç haline getirin. Bu bulamacı keten bir beze veya sargı bezine sürüp hardallı tarafı cildimizle temas edecek şekilde beş – on dakkika süreyle gögsünüze koyun. Bunun üstüne de yün bir bez koyun. Hardalı koyacağınız kısım 20 cmX20 cm ölçülerinde olmalı. (çok dar olmamalı)

 Papatya
Papatya, en eski ve en bilinen şifalı bir ottur. Gazı, bağırsak kraplarını önler, iltihapları, mide ve bağırsak ağrılarını hafifletir. Yaralara ve iltihaplanan deriye konan papatya kompresleri iyileşmeyi çabuklaştırır.

Melisa
İnsanı sakinleştirir. Sinirsel kalp rahatsızlıklarına, baş ağrılarına, adet görme zamanındaki sancılara ve kramplara karşı iyileştirici özelliği vardır.

Kediotu
Sinirleri yatıştırır. Uykusuzluk, sinirsel kalp rahatsızlıklarında, mide ve bağırsak kramplarında etkili olur.

Adaçayı
Sinir sistemini stabilize eder, ter üretimini arttırır. Günde üç fincan adaçayı sinirlilige, sinir zayıflığına, midebağırsak üşütmesine ve soğukalgınlıgına karşı iyidir. Aşırı terlemeye karşı en az 30 gün süreyle günde üç fincan içmelisiniz. Gargara olarak adaçayı dişeti ve boğaz iltihaplarına iyi gelir.

Kurutulmuş Elma Kabuğu
Özellikle ıhlamurun içine atacağınız elma kabukları, idrara çıkma problemini ortadan kaldırır. Öksürüğe iyi gelir.

23 Mart 2016 Çarşamba

Bal


Ağrıyan boğaz için sıcak bal ve limon bilinen en iyi yatıştırıcı ve yumuşatıcıdır. İlk çağlarda afrodizyak olarak da kullanılan bal gastrite de iyi gelmesidir.
Saf balın yararları saymakla bitmez. Yaşlanmayı geciktirici etkisi vardır. Topikal olarak kullanıldığında nem tutucu özelliğe sahip olan bal, su toplayıp biriktirerek cildin yumuşak ve esnek kalmasını sağlar.
Spor yapıyorsanız, soğuk algınlığına tutulduysanız, çay yapın ve içine bal katın. Vücut direnciniz artsın.  Bal bağışıklık sistemini güçlendiren propolis gibi bitkisel gıdalarla anti kanserojen özelliklere sahip olan kafeik asit de içermektedir. (Kanser tedavisi gören bir çok kişinin şeker alımı doktorlarınca sakıncalı görülmektedir. Sebebi şekerin kanser  hücrelerini beslemesi. Bu durumda tatlı ihtiyaçlarını saf bal ile karşılayabilirler.) Doğal bir tatlandırıcı olan balın %79’u sudur. Geri kalanıysa beyne yararlı olan B6 vitamini. Kısaca bal Vitamin ve kemikleri güçlendiren kalsiyumla çok sayıda mineralden oluşmaktadır.

Besin öğeleri 
B vitaminleri, kalsiyum, bakır, demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum, sodyum, çinko.

İşte size birkaç öneri ;

  • Yumurta- Bal güçlendirir : Bir taze yumurtayı haşlayın.(Katı olsun.) Sarısını bir çorba kaşığı saf bal ile karıştırıp küçük çocuğunuza yedirin.  Benim oğlum yumurtanın sarısını ezelden beri sevmediği için ben bütün yumurta ve ekmek üstü bal veriyorum.
  • Öksürüğe Bal- Gelincik : Bir litre kaynamış suya, iki tutam gelincik çiçeği katıp, 15 dakkika demledikten sonra, süzün. İçine 4 çorba kaşığı bal katın. İki saatte bir çorba kaşığı içirin.
  • Ağrıyan boğaza Bal- Menekşe çiçeği : Bir litre kaynamış suya iki tutam menekşe çiçeği katıp, 5 dakkika demledikten sonra, süzün. Günde üç defa, bir kahve fincanı çayın içine bir tatlı kaşığı bal katarak için.

Sıkılaştırıcı Yüz Maskesi;
Malzemeler ; 1 çorba kaşığı bal, 1 yumurta beyazı, 1 çay kaşığı gliserin, 30 gr un


Küçük bir kapta balı, yumurta beyazını ve gliserini karıştırın. Karışıma macun kıvamına gelinceye kadar un ekleyin. Maskeyi yüze ve boğazınıza uygulayın. 10 dak. Bekleyin ve ılık suyla durulayın.
Cildinizi sıkılaştıracak, nemlendirecek, parlatacaktır.













Kaynak ; Gençleştiren 100 Sağlıklı Besin - Sarah Merson

22 Mart 2016 Salı

Doğal, Organik Besinlerle Beslenme Ve GDO

Son yıllarda tüm dünyada ''doğal ve organik gıda'' ile beslenme rüzgarı esiyor. İki yıl kadar gıda sektöründe çalıştım ve gördüm ki; marketten veya hazır olarak fastfood firmalarından alınan hiç bir salatanın, meyve suyunun bize lif kaynağı sağlamaktan başka bir faydası yok. Bir çogumuz, özellike küçük çocuğu olan kişiler, besinlerin seçim ve kullanımında bilinçli olmaya çalışsakta maalesef elimizde olmayan veya mesai harcayamadığımız, başaramadığımız çok fazla detay var...Bence Doğal ve Organik besinlere yönelmekten süper ama bunun yanında GDO'lu besin tüketmemeye özen göstermeliyiz. Ben de mümkün olduğunca organik yiyecek alıyorum. Besinlerin çocukken annanemin kümesinden yumurta aldığım yere benzer bir yerden geldiğini sembolize eden ambalajlarına bakarak kendimi kandırıyorum sanırım...Sanırım diyorum çünkü aklımın bir köşesinde hep sağlıklı, organik besin elde etmenin güçlüğü var. Canan Karatay ve bir çok beslenme uzmanlarınında dediği gibi 'bu marketlerden aldığınız yiyeceklerin üzerindeki 'organik' etiketine bakmanın çok ötesinde bir takım çabalar gerektiriyor. Yiyeceği doğrudan çiftçinin kendisinden alın ya da eğer yapabilirseniz yakındaki bir çiftliğe gidip yiyeceklerinizi oradan edinin. Nereden geldiklerini görün.Eğer bunu yapabilecek kadar şanslıysanız, kendinize mükemmel bir hediye vermiş olursunuz. 

Neyseki bu konuda şanslı azınlıktanım...Eşimin ailesi sağolsun...evimizde yediğimiz bir çok ürün Mersin'in bir yaylasında yetişiyor ve yazdan hazırlanarak evimize geliyor. 
Doğal diye düşündüğümüz yiyeceklerle ilgili bugün youtube'ta denk geldiğim çok güzel bir video var. https://youtu.be/Ol6-3fAPDxM sizde bir göz atın derim. Kısa ve öz olmuş. Sağlıklı sandığımız smootie, meyve suları, hazır salatalar, müsliler, müsli barlar (bir ara fena dadandım, çikolata yerine müsli bar yiyordum...günde 2 bar, ayda 2 kilo aldırdı :(... ) vs. düşündüğümüz kadar sağlıklı değil. 


GDO demişken daha önceden de bildiğim ve araştırmalarım neticesinde elde ettiğim GDO gerçekliği ; GDO, dünyamız ve canlılar üzerinde yapılan tehlikeli bir deneydir.


GDO'nun Sağlığa Zararları


GDO'nun Çevreye Zararları


Son olarak hayatımızın her evresinde, günümüzde çok popüler olan (Vasfiye teyzelik yapmak istemiyorum...) bir çok kötü ve ölümcül hastalığa yakalanmamak için yediklerimiz ve içtiklerimiz konusunda gereken dikkati göstermek her zaman fark yaratır. Sağlıklı beslenin ve her lokmanın tadını çıkarın :) Hoşcakalın!
Kaynaklar;
http://www.greenpeace.org/turkey/tr/harekete-gec/yemezler/gdonun-zararlari/


9 Şubat 2012 Perşembe

Karın yağlarını eriten Türk mucizesi!
Yüzyıllardır lezzeti ile Türk Mutfağının olmazsa olmazların biri olan yoğurdun, kilo vermekten diş sağlığına kadar pek çok faydası bulunuyor.
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, yoğurdun uygun bir diyetle beraber özellikle karın bölgesindeki yağları erittiğine dikkat çekiyor. Kadınlar günde yarım kilo yoğurt yesin. Yüksek kalsiyum kaynağı olan yoğurt, içeriğindeki konjuge linoetik asit (CLA), nedeniyle karın yağlarını eritiyor. Yapılan araştırmalara göre bir sene boyunca, diyetinde her gün  yoğurt tüketen kişiler, tüketmeyenlere göre yüzde 22 daha fazla kilo veriyor. Her gün düzenli olarak yoğurt tüketilmesi daha hızlı yağ yakımına sebep oluyor.
Faydaları bitmek bilmiyor; barsak kanseri riskini azaltıyor.
Suyundaki B2 vitamini nedeniyle ağız yaralarına iyi gelen yoğurt, karın yağlarını azaltıcı etkisinin yanısıra, bağışıklık sistemini kuvvetlendirirken, barsak kanseri riskini de azaltıyor.
Tatlıyı fazla kaçırınca, yoğurt yiyin...
Şekerin vücuda verdiği etkiyi nötralize eden yoğurt, yüksek şekerin ani insülin salgılatma özelliğini azaltırken;  iştahı keser, daha uzun süre tok kalmayı sağlar.
Günde 3 bardak tüketildiğinde vücudun tüm kalsiyum ihtiyacını sağlayan yoğurt, kan yağlarını azaltır; kötü kolestrolü düşürken, iyi kolestrolü artırır.  Kalp ve damar sağlığına iyi gelir.
Cilde parlaklık katan yoğurt, aynı zamanda ağız sağlığı dostudur.  Günde 2 kez sadece 90 gr. yoğurt tüketmek; plak oluşma riskini azaltır, kötü nefes kokusunu engeller.
Evde de yapabilirsiniz...
Etin olmadığı öğünlerde, mutlaka yeralması gereken yoğurt, her bütçeye uygun kuvvetli bir protein kaynağıdır.  Tercih edilirse, günlük sütten evde de yapabilecek yoğurt, 1 lt süte 3 kaşık maya eklendikten sonra ılık bir ortamda 4-5 saat beklenerek elde edilir.
Dr. Ayça Kaya’nın tok tutan yoğurtlu salata tarifi:
1 göğüs eti iyice didiklendikten sonra, karabiberle iyice ovulur. Yarım bağ maydanoz ve yarım bağ dereotu ince ince doğrandıktan sonra, tavuk eti ve sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır. Üzeri kırmızı biberle süslenir.

12 Ocak 2012 Perşembe

Kantaron Yağı Yapılışı ve Saç dökülmesi tedavisi

Kantaron Yağı Yapılışı: Özellikle yaz ortasında çiçekler en verimli dönemindedir, iyileştirici güç de çiçeklerdedir. Kurutulmuş kantaron çiçeklerini zeytinyağı dolu bir şişede bir hafta kadar bekletin, ağzı sıkı kapalı olsun ve buzdolabında saklayın, daha sonra süzün. Hava almamasına dikkat edin, işlem sırasında her gün eksildikçe yağ ekleyebilirsiniz.

Saç dökülmesi ve kepeğe karşı kantaron yağı
Banyodan bir s aat kadar önce saçlı derinize kantaron yağı ile parmak uçlarınızla friksiyon yapın, yağı saç derisine yedirin. Bir saat sonra hafif bir şampuanla, tercihen bebe şampuanıyla yıkayın. Banyodan sonra da saç diplerinize hazırladığınız şu doğal losyonu sürün ve bırakın saç diplerinizde kalsın, kuruduktan sonra sorun olmaz. Losyonun hazırlanışı şöyle,

- 1 tatlı kaşığı k. ısırgan yaprağı

- 1 tatlı kaşığı kuru sarı papatya

- 1 tatlı kaşığı sarı kantaron

Büyükçe bir kupa içerisine bu bitkilerin karışımını koyun ve üzerine kaynar su boca edin, 10 dakika demleyin, ılıdıktan sonra temiz bir tülbentle süzün, losyonunuz hazır. Saçlarınızda dökülme yanında kepeklenme de varsa bu losyona 1 / 4 oranında doğal organik elma sirkesi karıştırın ancak bu durumda losyonu banyo öncesi sürüp bir saat kadar beklettikten sonra yıkamanız gerekir çünkü elma sirkesi saçta pek hoş bir koku bırakmaz. Benim önerim haftanın bir günü yağ, bir günü losyon uygulamasını yapmanızdır.

KANTARON OTUNUN FAYDALARI.


KANTARON OTU
Kaynak : yorumla.net -
[ ]
Hypericum perforatum (L.) Tarla, yol ve orman kiyilarinda, tepelerde ve çayirlarda Temmuz'dan Eylül'e kadar çiçeklenen ve ülkemizde, sari
kantaron, kanotu, kiliçotu, mayasilotu ve yaraotu gibi yöresel adlara da sahip olan sifali bir bitkidir. Bitki 25-60 cm boyunda olup, çok dallidir ve saplari ayri oldugu halde bir semsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçali, korolla altin sarisi renkli ve kenarlari siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organlari çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmistir. Yapraklar isiga karsi tutuldugunda, yag guddeleri, parlak noktaciklar halinde kolaylikla görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir. Yanilmamak için, tam olarak açmis bir çiçegi parmaklarinizin arasinda ezdiginizde, ondan kirmizi bir su aktigini göreceksiniz.
Faydalari ve Kullanim Alanlari
* Yaralarin iyilesme sürecini hizlandirabilir* Hafif ve orta siddetteki depresyonlarda rahatlatici ve sakinlestirici etkisi vardir.
* Korku, endise, kaygi, umutsuzluk ve çaresizlik duygularinin giderilmesinde yardimcidir.* Siyatik, eklem iltihabi (artrit) ve pre-menstural kramplar (Adet öncesi agri ve sikintilar) giderilmesinde faydalidir.
* Safra salgisini uygun yönde etkileyerek sindirim sistemini rahatlatabilir.* Kronik yorgunluk sendromunda, uykusuzluk, menopoz dönemindeki sikinti, stres ve gerginliklerin giderilmesinde etkili olabilir.
*Her derde deva oldugundan bahsedilir.özellikle mide agrilarina birebir geldigini bizzat gözlemlenmisdir.Ayrica zeytinyagina ufalanarak merhem haline getirildikten sonra açik yaralara sürüldügünde ,yaralarin çok çabuk iyilesmesini saglar.
Hastalar üzerindeki gözlemlerimize dayanarak ifade ediyoruz ki dogru Kantaron kullanimi ve düzenli içildigi takdirde kanser hücreleri üzerinde temizleyici bir etki görülmektedir.Uludag Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Ögretim
Görevlisi Dr. Oya Kaçar, kantaron otunun Avrupa'da son yillarda hafif
ve orta siddetli depresyonlarin, stres, uykusuzluk, anksiyete gibi günlük yasami olumsuz etkileyen rahatsizliklarin tedavisinde basariyla kullanildigini, atidepresan olarak kullanilan sentetik ilaçlarin kullaniminda karsilasilan uykusuzluk, kilo kaybi, seksüel bozukluklar gibi ciddi yan etkilere de rastlanmadigini belirtti.
Yan Etkiler ve Etkilesimleri:
Hamilelerde kullanilmasi yeterli klinik çalisma olmadigi için önerilmez.Bazi hastalarda sindirim bozukluklarina neden olmustur.Bazi kisilerde allerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir.Bu gibi hallerde kullanimi kesmek gerek.
KANTARON SUYUNUN HAZIRLANISI
Yaklasik 100 gram kantaron çicegi otunu
5 litre iyi suyu (çesme suyu olmayacak) kaynatin.
5 litre iyi su kaynamaya (fokurdamaya) baslayinca
100 gram kantoron çicegi otunu bu suyun içine atin.
Yaklasik 50 dakika yüksek ateste 1 saat normal ateşte kaynasın.

Yaklasik 12 saat kadar kendi kendine sogusun.Soguyunca süzme islemini
gerçeklestirip bunlari agzi açik cam kavanozlara (Plastik sise kullanmayin) doldurup buzdolabina koyun.sabah ögle aksam birer su bardagi aç karina içilecek.

Etkili olmasi için bu su içildekten sonra en az bir saat kadar hiçbir sey yenmeyecek .Bu suyu kullanma süresi en fazla 15 gündür.15 günü geçince hiçbir faydasini göremezsiniz Bu ot bütün kanser türlerine iyi geldigi gibi, kadin hastaliklari, böbrek, dalak, bagirsak ve bütün iç organlardaki hastaliklara da iyi
gelir.Tamir edici bir etkisi vardır..
SARI KANTARON (Hypericum perforatum); SARI KANTARON HAKKINDA DR.NİYAZİ ERÖZTÜRK'ÜN KİTAPLARINDA YAZAN BİLGİLER AŞAĞIDADIR. BU BİTKİNİN ÇOK KUVVETLİ VİRÜS ÖLDÜRÜCÜ ETKİSİ
OLDUĞU BELİRİLMEKTEDİR. (KİŞİSEL BİR DEĞERLENDİRME; VUCUDUN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ AÇISINDAN BAKILDIĞINDA, VİRÜS İLE KANSERLEŞMİŞ HÜCRE ARASINDA BİR FARK VARMI DIR ? İKİSİ DE ÖLDÜRÜLMESİ GEREKEN CANLIDIR ! BU NEDENLE, SARI KANTARON'UN KANSER HÜCRELERİNİ DE
ÖLDÜRMESİ BENCE KUVVETLE MUHTEMELDİR.)
SARI KANTARON (Hypericum perforatum)
İngl.Hardhay, Alm. Johanniskraut, Fr. Millepertuis Yöresel adları :Kanotu, kılıçotu, koyunkıran, mayasılotu, yaraotu. (Bitkinin literatürümüzdeki bilimsel adı Binbirdelikotu. Ama bu ad
halk arasında yerleşemediği için, burada sarı kantaron adı
kullanıldı.)
Drog adı :Hyperici herba / tüm bitki (kök hariç)
Tentür :Hypericum D3-D6
Kantaron yağı :Hyperici oleum
Toplama/kurutma :Sarı kantaron haziran sonuna doğru çiçeklenmeye başladığında, sapın toprağa yakın bölümünden kesilir ve demetler
halinde gölge ve havadar bir yere asılarak kurumaya bırakılır. İyice
kuruduktan sonra ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır.
Bileşim: Eterli uçucu yağ, flavonlar(Rutin, Querzitin, Hyperosid),
reçine, tanen ve Rhodan. Ama en önemli etken maddeleri, Hypericin ve
Pholabaphene.
Sarı kantaron preparatları: Befelka-öl(yağ), Hyperforat, Phytogran,
Psychatrin, Psychotonin, Cesradyston® 200(kapsül), Cesradyston ® 200
(damla) gibi, yüzlerce preparat yalnızca Batı Avrupa ülkelerindeki
eczanelerden temin edilebilir.
Etkileri: İltihap giderici, yara iyileştirici, yatıştırıcı, antidepressif, kramp çözücü, ağrı kesici, antiseptik.
Kullanım alanları: Yakın geçmişte Avusturyada yapılan bir bilimsel deneyde, kullanılan bir sarı kantaron preparatı, deneklerin %67'sinin hafif ve orta dereceli depresyondan kurtulmalarını sağlamıştır. Bu sonuç, daha önceleri yapılmış olan benzer deneyleri doğrular niteliktedir. Sarı kantaron yağına kırmızı rengini veren Hypericin adlı ana etken maddedir. Bu madde  Antidepressif ve çok güçlü antiviral etkilere sahiptir. Bu etki (virüslere karşı etki) öyle güçlüdür ki, geçtiğimiz yıllarda, AIDS'e karşı etkili olup lamayacağı konusunda geniş kapsamlı laboratuar araştırmaları yapmak gereği duyulmuştur. Doğrudan bitki kullanımı yoluyla pek çok virütik hastalığın tedavi edilebileceği ise kanıtlanmış bir gerçektir.
Sarı kantaron, sinirsel rahatsızlıklara karşı kullanılabilecek en değerli şifalı bitkilerden biridir. Bitki geleneksel olarak da zaten hep, korku, gerginlik, uykusuzluk ve depresyona karşı kullanılagelmiştir. Özellikle menopoz döneminde görülen bu tür rahatsızlıkların tedavisinde çok olumlu sonuçlar alınabilir. Uykuda idrar kaçırma da sarı kantaron çayı ile tedavi edilebiliyor, çünkü bu rahatsızlık genelde ruhsal nedenlerden kaynaklanır.
Hormon düzeyindeki değişikliklerin belirtilerini azaltan ve bedene yeni güçler kazandıran özellikleri sayesinde menopoz sıkıntılarına karşı sarı kantaron çayı mutlaka kullanılmalıdır.
Sarı kantaron ayrıca, karaciğeri ve safrakesesini güçlendirebilen önemli bir toniktir.
Dudak uçuğu(herpes), suçiçeği ve zona, nevralji, bel ve sırt ağrısı, kas ve eklem ağrıları da bitki çayı, tentürü ve preparatları ile tedavi edilebilir.
Kırmızı renkli kantaron yağı da hiçbir evde eksik olmaması gereken çok önemli bir ilaçtır. İyileştirme gücünü en az iki yıl korur ve Yalnızca açık yaralarda, yeni yaralarda, hematomlarda(deride mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ve pürüzlü yüzlerde bakım ve tedavi ilacı olmakla kalmayıp, sırt ve bel ağrıları, siyatik ve romatizmada da etkili bir friksiyon ilacı olarak kullanılabilir. Yanıklarda, haşlanmalarda ve güneş yanığında da kantaron yağı başarıyla kullanılabilir.
Karnı ağrıyan bebeklerin karıncıklarına kantaron yağı sürüldüğünde ağlamaları sona erer. Tüm lenf bezi şişkinliklerinde kantaron yağı ile yapılan hafif friksiyonlar büyük rahatlık sağlayabilir.
Bu yağ içten de kullanılabilir: Örneğin, safra salgılarını arttırmak, sinirsel kökenli mide rahatsızlıklarını yatıştırmak ve mide ülserini tedavi etmek gibi durumlarda, günde 2 kere yarım tatlı kaşığı kantaron yağı içilir.Kullanım biçimleri: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, üstü kapalı olarak 5 dakika kadar
demlendirilir ve süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş kantaron çayı, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan içilir. Bu çay yara tedavisinde de dıştan, yıkama veya kompres biçiminde kullanılır.
Tentür: Çiçeklenme aşamasında toplanarak kurutulmuş ve ince kıyılmış bitki, geniş ağızlı bir cam şişeye veya kavanoza 1:5 oranında koyulur, çalkalanabilecek kadar mesafe kalana kadar, kanyak, votka veya 35-40 derecelik etil alkol-su karışımı eklenir ve kapak iyice kapatılır. İki hafta boyunca arada bir çalkalanarak bekletilir ve süre sonunda dört kat tülbentten geçirilerek süzülür. Tentür koyu renkli şişelerde saklanmalıdır.

Kantaron tentürünün (Hypericum) genelde D6 inceltisi çok etkilidir. Bu inceltinin hazırlanışı ile ilgili bilgiyi, kitabın şifalı bitkiler bölümünün başlangıcındaki Tentür Bölümünden alabilirsiniz. Eğer Hypericum D6 tentürünü örneğin Almanyadaki bir eczaneden temin edebilirseniz çok daha iyi olur. Homöopathik ilaçlar genellikle kent merkezlerindeki büyük eczanelerden satın alınabilir.
KANTARON YAĞI : Güneşli havada toplanan genç çiçekler hafifçe ezilerek şeffaf bir cam şişenin veya kavanozun boğazına yakın bölümüne kadar doldurulur, üstüne sızma zeytinyağı eklenir ve mayalanma süreci tamamlanana kadar(3-4 gün) kapağı açık olarak güneşte bekletilir. Sonra kapağı kapatılır ve arada bir çalkalanarak 3-5 hafta güneşte bekletilir. Çok güzel bir kırmızı renk kazanan yağ iki kat tülbentten geçirilerek süzülür, çiçek posaları da sıkılır ve kantaron yağı koyu renkli şişelerde, çok sıcak olmayan ortamda saklanır. 2-3 yıl boyunca kullanılabilir.
Uyarı: Uzun süreli kantaron çayı kullanımı, güneş ışığına veya solaryuma karşı duyarlılık oluşturur. Çay içimine son verildiğinde bu duyarlılık sona erer. Bilinen başkaca bir yan etkisi yoktur.1 Kullanıcı kişinin görüşleri;
Kanserle yaklaşık 3 yıl önce tanıştık. Eşim göğsünde bir sertlik olduğunu söyledi. Hemen doktora gittik. Pataloji sonucu; kanser olduğunu öğrendik.

Hemen ameliyatla göğsü alındı. Bir ay kadar sonra kemoterapiye başladık. 6 kür boyunca eşim öldü öldü dirildi. Mide bulantısı ve kusma ile geçti bu 6 kür. Yatak döşek yattı. Hiç alışık olmadığımız bir şeydi. Çoluk çocuk perişan olduk eşimin bu haline. Ama eşim daha çok perişan oldu. Çünkü bütün sıkıntıyı çeken kendisiydi.

Radyoterapiye gerek görmediler. Kemoterapi bitince ayda bir kontrollere başladık. Her şey gayet iyi gidiyordu, ta ki, eşim bir sabah sırtında ağrılarla uyanana kadar.

Önce soğuk algınlığı zannettik. Fakat MR çekilince eşimin kemiklerine yayıldığını öğrendik. Boynu, sırt kürek kemiği, belinde iki kemik, kalça kemiği ve ayak dirsek kemiğinde tutulum yani kanser vardı. Önce radyoterapi uygulandı. 6 kemiğe birden radyoterapi verilemezdi. Bu yüzden en fazla tutulum olan iki kemiğe radyoterapi verildi. Radyoterapi bitince bir hafta aradan sonra kemoterapiler başladı. 4. kürde eşimin karnında bir tümör oluştu. Doktorumuz kemoterapiye devam etti. 6. kür bittiğinde eşimin karnındaki tümör 25 cm olmuştu.

Hemen radyoterapiye sevk edildik. Burada uygulanan radyoterapiden sonra eşim dinlenmeye çekildi. Bu arada çekilen MR sonucuna göre kemoterapi hiçbir fayda vermemişti. Aksine tutulum (kanser) kemik
iliğine sıçramıştı.

Bu noktada artık radyoterapi ve kemoterapiye güvenimiz kalmadı. Doktorumuz da çaresizlik içerisinde ilaçların ve tedavilerin fayda etmediğini söyledi.

Artık alternatif tıp tedavisine yönelmenin zamanı gelmişti. Yapacak başka bişi kalmamıştı. Klasik tedavi fayda vermiyordu.

İşte tam bu sırada, değerli dostum Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdoğan İnal, kantaron otundan bahsetti. Dediğine göre, kayınpederi mesane kanseri imiş ve 7 kere
ameliyat geçirmiş. Mesanesin alınmasına karar verildiği bir sırada kantaron otunun kansere iyi geldiğini öğrenmiş ve zaten kaybedecek bir şey yok deyip kayınpederine uygulamış. 3,5 ay sonra alınan
neticelerde, kanserden eser kalmadığını görmüş. Benimde eşime kantaron tedavisi uygulamamı önerdi.

Zaten bizimde yapacak bir şeyimiz kalmamıştı. Hemen kantaron suyu tedavisine başladık. Ozon tedavisi ile birlikte kantaron tedavisini de yürüttük. Yaklaşık 2 ay sonra yapılan patalojik inceleme de eşimin
karnındaki kitlede kanser tümörünün kalmadığı şeklinde bir rapor aldık.
Kanserden korkmayın. Tedavisi var. Yeter ki doğru tedaviyi uygulayın.

Güneş Kreminizi Kendiniz Yapabilirsiniz!

20 gram zeytinyağı, 10 gram havuç yağı, 10 gram kakao yağı, 10 gram susam yağı, 10 gram badem yağı, 10 gram ceviz yağı, 10 gram kayısı yağı, 10 gram keten tohumu yağı, 20 gram fındık yağı.
Bu malzemeler karıştırılır. Güneşe çıkmadan 20 dakika önce temiz cilde uygulanır. Eğer doğal güneş kreminizi yazın uygulayacaksanız iki saatte bir yenileyin.