Bu Blogda Ara

28 Mart 2016 Pazartesi

En İyi Ev ilaçları !

Artık bilim adamları da, ‘Doğaya dönüş’ kavramını reddetmiyorlar.  Bitkilerin, bazen de bitki özlü ilaçların, banyoların ilaçlardan daha yararlı sonuçlar verdiğini kabul ediyorlar.  Günümüzde hemen her hastalık doğal ev ilaçları ve basit yöntemlerle tedavi edilebiliyor.

İşte ön önemlileri ;

Soğuk Sıcak Duş : 
Bu yöntem insanları soğuk algınlığından korur . Yapılan deneylerde haftada en az beşkere sabah soğuk- sıcak duş alanların seyrek soğuk algınlığına tutulduğu görülmüştür. Vücudun direncinin kuvvetlenmesi en az üç ay sonra görünmektedir.

Banyolar
      Banyo küvetine ilave edilen kekik, biberiye kafuru veya okaliptüs gribal enfeksiyonları hafifletir. Bunu ortaçağ keşişleri keşfetmiştir. Suyun ısısı önceleri 36 derece olmalı, sonra yavaş yavaş 40 dereceye daha doğrusu dayanabileceğiniz dereceye yükseltilmelidir. Banyo süresi en fazla 15-20 dakkika olmalıdır.

 Soğuk Su Dökme
Soğukalgınlığına soğuk suda yararlıdır. Akşamları banyo küvetindeki banyodan sonra ilk olarak ılık su ile duş yapın. Sonrasında duşun baş kısmını çıkarın ve soğuk suyu önce ayaklarınıza, bacaklarınıza, ellerinize ve kollarınıza tutacak şekilde yavaş yavaş kalp hizasına doğru götürün. Duşu vücudunuzdan bir karış mesafede tututun ve suyu direk olarak değilde yatık olarak vücudunuzda gezdirin.

Hardallı Sargı
Özellikle kronik bronşit için çok faydalıdır. Bronşitte hardal tozunu 50 derece ısıdaki su ile karıştırarak koyu bir bulamaç haline getirin. Bu bulamacı keten bir beze veya sargı bezine sürüp hardallı tarafı cildimizle temas edecek şekilde beş – on dakkika süreyle gögsünüze koyun. Bunun üstüne de yün bir bez koyun. Hardalı koyacağınız kısım 20 cmX20 cm ölçülerinde olmalı. (çok dar olmamalı)

 Papatya
Papatya, en eski ve en bilinen şifalı bir ottur. Gazı, bağırsak kraplarını önler, iltihapları, mide ve bağırsak ağrılarını hafifletir. Yaralara ve iltihaplanan deriye konan papatya kompresleri iyileşmeyi çabuklaştırır.

Melisa
İnsanı sakinleştirir. Sinirsel kalp rahatsızlıklarına, baş ağrılarına, adet görme zamanındaki sancılara ve kramplara karşı iyileştirici özelliği vardır.

Kediotu
Sinirleri yatıştırır. Uykusuzluk, sinirsel kalp rahatsızlıklarında, mide ve bağırsak kramplarında etkili olur.

Adaçayı
Sinir sistemini stabilize eder, ter üretimini arttırır. Günde üç fincan adaçayı sinirlilige, sinir zayıflığına, midebağırsak üşütmesine ve soğukalgınlıgına karşı iyidir. Aşırı terlemeye karşı en az 30 gün süreyle günde üç fincan içmelisiniz. Gargara olarak adaçayı dişeti ve boğaz iltihaplarına iyi gelir.

Kurutulmuş Elma Kabuğu
Özellikle ıhlamurun içine atacağınız elma kabukları, idrara çıkma problemini ortadan kaldırır. Öksürüğe iyi gelir.

23 Mart 2016 Çarşamba

Bal


Ağrıyan boğaz için sıcak bal ve limon bilinen en iyi yatıştırıcı ve yumuşatıcıdır. İlk çağlarda afrodizyak olarak da kullanılan bal gastrite de iyi gelmesidir.
Saf balın yararları saymakla bitmez. Yaşlanmayı geciktirici etkisi vardır. Topikal olarak kullanıldığında nem tutucu özelliğe sahip olan bal, su toplayıp biriktirerek cildin yumuşak ve esnek kalmasını sağlar.
Spor yapıyorsanız, soğuk algınlığına tutulduysanız, çay yapın ve içine bal katın. Vücut direnciniz artsın.  Bal bağışıklık sistemini güçlendiren propolis gibi bitkisel gıdalarla anti kanserojen özelliklere sahip olan kafeik asit de içermektedir. (Kanser tedavisi gören bir çok kişinin şeker alımı doktorlarınca sakıncalı görülmektedir. Sebebi şekerin kanser  hücrelerini beslemesi. Bu durumda tatlı ihtiyaçlarını saf bal ile karşılayabilirler.) Doğal bir tatlandırıcı olan balın %79’u sudur. Geri kalanıysa beyne yararlı olan B6 vitamini. Kısaca bal Vitamin ve kemikleri güçlendiren kalsiyumla çok sayıda mineralden oluşmaktadır.

Besin öğeleri 
B vitaminleri, kalsiyum, bakır, demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum, sodyum, çinko.

İşte size birkaç öneri ;

  • Yumurta- Bal güçlendirir : Bir taze yumurtayı haşlayın.(Katı olsun.) Sarısını bir çorba kaşığı saf bal ile karıştırıp küçük çocuğunuza yedirin.  Benim oğlum yumurtanın sarısını ezelden beri sevmediği için ben bütün yumurta ve ekmek üstü bal veriyorum.
  • Öksürüğe Bal- Gelincik : Bir litre kaynamış suya, iki tutam gelincik çiçeği katıp, 15 dakkika demledikten sonra, süzün. İçine 4 çorba kaşığı bal katın. İki saatte bir çorba kaşığı içirin.
  • Ağrıyan boğaza Bal- Menekşe çiçeği : Bir litre kaynamış suya iki tutam menekşe çiçeği katıp, 5 dakkika demledikten sonra, süzün. Günde üç defa, bir kahve fincanı çayın içine bir tatlı kaşığı bal katarak için.

Sıkılaştırıcı Yüz Maskesi;
Malzemeler ; 1 çorba kaşığı bal, 1 yumurta beyazı, 1 çay kaşığı gliserin, 30 gr un


Küçük bir kapta balı, yumurta beyazını ve gliserini karıştırın. Karışıma macun kıvamına gelinceye kadar un ekleyin. Maskeyi yüze ve boğazınıza uygulayın. 10 dak. Bekleyin ve ılık suyla durulayın.
Cildinizi sıkılaştıracak, nemlendirecek, parlatacaktır.













Kaynak ; Gençleştiren 100 Sağlıklı Besin - Sarah Merson

22 Mart 2016 Salı

Doğal, Organik Besinlerle Beslenme Ve GDO

Son yıllarda tüm dünyada ''doğal ve organik gıda'' ile beslenme rüzgarı esiyor. İki yıl kadar gıda sektöründe çalıştım ve gördüm ki; marketten veya hazır olarak fastfood firmalarından alınan hiç bir salatanın, meyve suyunun bize lif kaynağı sağlamaktan başka bir faydası yok. Bir çogumuz, özellike küçük çocuğu olan kişiler, besinlerin seçim ve kullanımında bilinçli olmaya çalışsakta maalesef elimizde olmayan veya mesai harcayamadığımız, başaramadığımız çok fazla detay var...Bence Doğal ve Organik besinlere yönelmekten süper ama bunun yanında GDO'lu besin tüketmemeye özen göstermeliyiz. Ben de mümkün olduğunca organik yiyecek alıyorum. Besinlerin çocukken annanemin kümesinden yumurta aldığım yere benzer bir yerden geldiğini sembolize eden ambalajlarına bakarak kendimi kandırıyorum sanırım...Sanırım diyorum çünkü aklımın bir köşesinde hep sağlıklı, organik besin elde etmenin güçlüğü var. Canan Karatay ve bir çok beslenme uzmanlarınında dediği gibi 'bu marketlerden aldığınız yiyeceklerin üzerindeki 'organik' etiketine bakmanın çok ötesinde bir takım çabalar gerektiriyor. Yiyeceği doğrudan çiftçinin kendisinden alın ya da eğer yapabilirseniz yakındaki bir çiftliğe gidip yiyeceklerinizi oradan edinin. Nereden geldiklerini görün.Eğer bunu yapabilecek kadar şanslıysanız, kendinize mükemmel bir hediye vermiş olursunuz. 

Neyseki bu konuda şanslı azınlıktanım...Eşimin ailesi sağolsun...evimizde yediğimiz bir çok ürün Mersin'in bir yaylasında yetişiyor ve yazdan hazırlanarak evimize geliyor. 
Doğal diye düşündüğümüz yiyeceklerle ilgili bugün youtube'ta denk geldiğim çok güzel bir video var. https://youtu.be/Ol6-3fAPDxM sizde bir göz atın derim. Kısa ve öz olmuş. Sağlıklı sandığımız smootie, meyve suları, hazır salatalar, müsliler, müsli barlar (bir ara fena dadandım, çikolata yerine müsli bar yiyordum...günde 2 bar, ayda 2 kilo aldırdı :(... ) vs. düşündüğümüz kadar sağlıklı değil. 


GDO demişken daha önceden de bildiğim ve araştırmalarım neticesinde elde ettiğim GDO gerçekliği ; GDO, dünyamız ve canlılar üzerinde yapılan tehlikeli bir deneydir.


GDO'nun Sağlığa Zararları


GDO'nun Çevreye Zararları


Son olarak hayatımızın her evresinde, günümüzde çok popüler olan (Vasfiye teyzelik yapmak istemiyorum...) bir çok kötü ve ölümcül hastalığa yakalanmamak için yediklerimiz ve içtiklerimiz konusunda gereken dikkati göstermek her zaman fark yaratır. Sağlıklı beslenin ve her lokmanın tadını çıkarın :) Hoşcakalın!
Kaynaklar;
http://www.greenpeace.org/turkey/tr/harekete-gec/yemezler/gdonun-zararlari/